MEHDİ'NİN SON ÇIKIŞ ALAMETİ
Kuran'da Mehdi'nin gelişine ve İslam ahlakının hakimiyetine işaretler
Dilekçeler
BAV Mensuplarının aileleri iftiraları yalanlıyor (video)
BAV Mensuplarının aileleri iftiraları dilekçelerle yalanlıyor
Star TV'de yayınlanan 17 Nisan 2007 tarihli Objektif Programı'nda Sn. Adnan Oktar ile yapılan röportajın deşifresi
Star TV'de yayınlanan 22 Mart 2007 tarihli Objektif Programının deşifresi
Hüma Babuna'nın 15 Mart 2007 tarihli Habertürk ana haber bültenindeki açıklamaları
Basında çıkan BAV ve Sn. Adnan Oktar ile ilgili haberler
Sn. Adnan Oktar'ın kitapları ile ilgili mütalaalar
Ayetler
www.oktar-babuna.net

 

MEHDİ'NİN SON ÇIKIŞ ALAMETİ


BİLİM ARAŞTIRMA VAKFI AİLELERİNİN AÇIKLAMALARINI İZLEYİN

Hilal TV, MAYIS 2008


SAYIN ADNAN OKTAR'IN EN SON OBJEKTİF RÖPORTAJINI BURADAN İZLEYEBİLİRSİNİZ.
Sn. Adnan Oktar mahkemenin son kararı hakkında ne düşünüyor? >>






 








(tıklayın)


ANTITANKER.COM

(tıklayın)


http://www.oktar-babuna.net

Oktar Babuna'nın sitesine oktar-babuna.net linkinden ulaşabilirsiniz.




25.05.1007 TARİHİNDE BİLİM ARAŞTIRMA VAKFI'NIN YABANCI MEDYA KURULUŞLARI İLE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI
(video)



- YENİ -


- YENİ -

  1. Yargıtay'ın verdiği kararda, EBRU ŞİMŞEK YÖNÜNDEN İDDİALARIN İFTİRA OLDUĞU ANLAŞILMIŞ VE DAVANIN BERAATİ BU AÇIDAN ONANMIŞTIR. FATİH ALTAYLI İLE İLGİLİ SUÇLAMALAR DA daha önceden MAHKEMELERDE BERAAT ALMIŞTIR. YARGITAY BUNU DA ONAMIŞTIR. Ayrıca kararda davada yargılanan SANIKLARIN YARISI AÇISINDAN DAVA DÜŞMÜŞTÜR.
  2. Olayın üzerinden 8 yıl geçtikten sonra bir kısım haberlerde yaşı küçük kız çocuklarından bahsetmeye başladılar. KÜÇÜK KIZ ÇOCUĞU İDDİASI TAMAMEN YALANDIR. Emniyet aşaması dahil, olay boyunca İFADE VEREN HANIMLARIN HİÇBİRİ 18 YAŞINDAN KÜÇÜK DEĞİLDİR. 18 yaş küçük kız demek değildir.
  3. Bu hanımların hepsine bu ifadeler baskı ve zor altında, KENDİ RIZALARI DIŞINDA İMZALATILMIŞTIR. Sonra bu kişiler SAVCILIKTA BUNLARIN İFTİRA OLDUĞUNU KABUL ETTİLER.
  4. ŞANTAJ İDDİASI DA TAMAMEN UYDURMADIR. Buna dair DAVA DOSYASINDA TEK BİR TANE ŞANTAJ KASETİ, FOTOĞRAF, BİR DELİL, BELGE, veya herhangi bir MAĞDURE YOKTUR. BU YÖNDE SAVCILIKTA İFADE VERMİŞ TEK BİR KİŞİ DE YOKTUR.
  5. Bu iddiaların hepsi ÖNCEDEN HAZIRLANIP İŞKENCE İLE İMZALATILMIŞ EMNİYET İFADELERİNE DAYANDIRILMAKTADIR.
  6. Bugüne kadar atılan tüm İFTİRALAR MAHKEMELER HUZURUNDA DELİLLERİ İLE AKLANMIŞTIR.
  7. Tüm bu iftira ve karalama kampanyalarının sebebi BAV'ın Türkiye'de komünist terör örgütlerine karşı, antidarwinist, antimateryalist, antidialektik, antimarksist mücadale yapan tek kuruluş olması ve Sayın Adnan Oktar'ın eserlerinin dünya çapındaki etkisidir.

- YENİ -


- YENİ -

Bir kısım basın iftiralarını çok çirkin ve seviyesiz boyutlara vardırmış, BAV'a yönelik suçlamalarda birtakım "küçük kız çocukları"ndan bahsedildiğini idida etmiştir. 8 yıl önceki emniyet ifadelerine hayali bir senaryo daha eklenmiştir. Bu ifade tümüyle gerçekdışıdır. ŞANTAJ VE BUNA DAİR KASETLER, BELGELER, FOTOĞRAFLAR, KANITLAR OLDUĞU İDDİALARI NASIL YALANDAN İBARETSE, "KÜÇÜK KIZ ÇOCUKLARI"NIN VARLIĞI DA HAYALİ BİR SENARYODAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR. ORADA İFADE VEREN BAYANLAR ARASINDA 18 YAŞINDAN KÜÇÜK HİÇ KİMSE YOKTUR. 18 YAŞ İSE, "KÜÇÜK KIZ ÇOCUĞU" DEMEK DEĞİLDİR. Bu bayanlara da emniyetteki ifadeleri tehdit, baskı ve zor kullanılarak imzalatılmıştır. Hepsi de savcılıkta bunun iftira olduğunu kabul etmişlerdir. Sırf son 30 yıl içinde bile iftiraya dayalı polis ifadelerine imza atan pek çok mağdur insan vardır. BAV camiası da böyle bir durumla karşı karşıyadır. İsteyen herkes, bu iddiaların doğruluğuyla ilgili olarak açık olan mahkeme dosyasını inceleyip bakabilir: Farklı kişilerin ifadelerindeki kes-yapıştır şeklinde kopyalanan bölümler çok açık bir şekilde bu kağıtların önceden hazırlandığını ortaya koymaktadır.


- YENİ -

GÜNLERDİR BİR KISIM BASIN MANŞETLERDEN HABER VERİYOR. PEKİ O ZAMAN KİMDİR BAHSEDİLEN BU KÜÇÜK KIZ ÇOCUĞU? BİR KİŞİ ÇIKIP DA BU KÜÇÜK KIZ ÇOCUKLARI GERÇEKTEN VARSA NEDEN İSİMLERİ BELLİ DEĞİL DİYE SORMUYOR? EN AZINDAN RUMUZLARI YA DA İSİMLERİNİN BAŞ HARFLERİ OLMASI GEREKMEZ MİYDİ? NE POLİS TUTANAKLARINDA, NE EMNİYET İFADELERİNDE BÖYLE BİR KONU YOKTUR. 18 YAŞ VE ÜSTÜ 'REŞİT' KABUL EDİLİR. DOLAYISIYLA NASIL Kİ KAMERALAR, BELGELER, FOTOĞRAFLAR BİRER HAYAL ÜRÜNÜYSE, KÜÇÜK KIZ ÇOCUKLARI DA TÜMÜYLE HAYALİ İNSANLARDAN İBARETTİR.


- YENİ -

"... (Mehdi) İki rekat namaz kılar. Namazdan dönünce şöyle der: "Ey insanlar! Ümmet-i Muhammed ve bilhassa onun ehl-i beyti çok belalar gördü ve bizler kahr (azap) ve haksızlığa maruz kaldık (uğradık)." (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55)

"Mehdi, bizden, Ehl-i Beyt'tendir... Biz öyle bir ev halkıyız ki Allah bizim için ahireti dünyaya tercih etmiştir. Benim Ehl-i Beytim (soyum) muhakkak benden sonra bela, kaçırılma ve sürgüne uğrayacaktır.
Benden sonra Ehl-i Beytim bela ve mihnetlerle karşılaşacaklar ve tarda (sürgüne) maruz kalacaklardır."
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 14)

Peygamber Efendimiz (sav)'in sözlerinde görüldüğü gibi, Hz. Mehdi ve neslinin hepsi azap, işkence, iftira ve baskıya uğrayacaktır. Hz Ali (ra)'den itibaren bu böyle başlamıştır. Hz. Mehdi de dahil bu şekilde devam edecektir. Bu rivayetler bunu gösteriyor. Hz. Mehdi'nin hakimiyetinden sonra ortam altınçağa dönecektir. Fitne, fücur, zulüm ve haksızlığa uğrama dönemi sona erecektir.



- YENİ -

Ahir zamandaki ahlaki bozulma nedeniyle insanlar Mehdi'ye şüpheyle yaklaşacaklar, onun İslam ahlakını yaymak amacıyla yaptığı faaliyetlerin değerini anlamayacak, hatta bu kıymetli şahsın hizmetlerini engellemeye çalışacaklardır. Bu nedenle Mehdi uzun yıllar boyunca insanlar arasında tanınmayacaktır. Tam aksine toplumun önemli bir kesimi onu -tarihteki birçok Müslümanı, elçileri ve peygamberleri suçladıkları gibi- dinlerini dejenere etmekle, sapkınlıkla, yalancılıkla ve daha birçok asılsız iftiralarla suçlayacaklardır. Ancak, hadislerde işaret edildiği üzere Mehdi çok üstün bir sabır ve tevekkülle karşılık verecek, Allah'ın dinini yaşamadaki kararlılığından taviz vermeyecektir. İnkar edenlerin tüm çabalarına rağmen Allah, Mehdi'yi tüm bu karalama ve iftiralardan temize çıkarıp, onun şanını yüceltecektir.

Peygamberimiz (sav), Mehdi'nin göstereceği bu üstün ahlakı hadislerinde şöyle belirtmiştir:

İnsanlar, hakka dönünceye kadar mücadelesine devam edecektir. (1)
Fitneleri önlemenin kendisine zor gelmeyeceği ve öldürmenin de (öldürme tehdidinin) onu vazgeçiremeyeceği Ehli Beytime mensup birisi sahip olmadan günler ve geceler bitmeyecektir. (2)

Peygamber Efendimiz (sav) bir hadisinde de tüm bu baskı ve saldırıların Mehdi'yi daha da güçlendireceğine işaret etmiştir:

Mümin şahıs (Mehdi) Deccal'i görünce: "Ey insanlar! Resulullah'ın zikrettiği Deccal işte budur" der. Deccal hemen onunla ilgili emrini verir de o zat karnı üzerine uzatılır ve arkasından: "Onu alın da yaralayın" der. Artık o zatın sırtı ve karnı döve döve genişletilir. Bu sefer (Deccal) onu iki eli ve iki ayağı ile yakalar da fırlatır atar. İnsanlar Deccal'in onu bir ateş içine attığını sanırlar. Halbuki o bir cennet içine atılmıştır. (3)

Hadiste mecazi anlamda kullanılan, Mehdi'nin "sırtı ve karnının dövüle dövüle genişletilmesi" ifadesine göre Mehdi'ye saldırıldıkça, ünü ve şanı yayılacak ve rivayetteki işari anlamıyla etkisi giderek genişleyecektir. İslam alimleri tarafından bu hadis bu şekilde yorumlanmıştır.

Yine hadiste "Deccal'in Mehdi'yi bir ateş içine atması" ifadesine göre, Hz. İbrahim gibi Mehdi'yi de manevi bir ateşte yakacaklarını iddia edecekler, ama Allah o ateşi soğuk ve esenlik kılacak ve inkar edenlerin tuzaklarını bozacaktır.

"Mehdi Doğu tarafından çıkacak. Karşısına dağlar bile dikilse onları ezip geçecek, o dağlarda kendisine yol bulacaktır." (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 39) hadisiyle bildirildiği gibi, Mehdi en güç şartlarda bile engelleri aşıp yoluna devam edecektir.

1- (El Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, Ahmed İbn-i Hacer-i Mekki, s. 23)
2- (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, Ali b. Hüsameddin el-Muttaki, s. 12)
3- (Mehdilik ve İmamiye, İbrahim Süleymanoğlu, s. 40

 



- YENİ -


- YENİ -


- YENİ -


- YENİ -

YARGI AĞIR BASKI ALTINDA



- YENİ -


- YENİ -


- YENİ -


- YENİ -


- YENİ -


- YENİ -


- YENİ -














Satanistlerin yazışmalarından

  • Daha önce kızını ve kendini pazarlayan Silikonlu Nuran'ın, Saxo Q'nun siğillerinin anal ve cinsel organ bölgesini sarması nedeniyle iş yapamaz hale geldiği için yeni gayrı meşru arayışlar içine girdiğini
  • Bu yüzden son olarak, yeni bir gayrı meşru gelir elde etmek için, homoseksüel Kız kerem ile homoseksüel Manyak Gergedan lakaplı kişileri cinsi sapıklara pazarlama gibi iğrenç bir yola saptığını
  • Homoseksüel Kız Kerem'i, pazar akşamı bir iş adamına kadın kıyafeti giydirerek Manyak Gergedan lakaplı homoseksüel ile kol kola gönderdiğini
  • Ayrıca evlere giderek bir kozmetik firmasının ürünlerini illegal pazarlayan bu ekibe mensup bir kadının, ahlaksızca talebi olanlara simsarlık yaptığını
  • Bu kadının güzellik malzemesine ihtiyacınız var mı diye evlere giderek kendince uygun gördüğü evlerdeki kişilerin, kadın talebi veya cinsi sapıksa bu tip eğilimlerini tespit ederek Silikonlu Nuran'a durumu bildirdiği ve bunun karşılığında bu gayri meşru işlerden Silikonlu Nuran'dan %30 pay aldığını
  • Yine bu kadın simsarı kadının illegal pazarladığı kozmetik ürünleri ile, homoseksüel Kız Kerem'in pazarlanmadan önce yüzüne bizzat makyaj yaptığını ve her makyaj başına bunlardan para aldığını, para kazanmak için böyle iğrenç bir metod bulduklarını öğrendik.

Yine bu yazışmalardan edindiğimiz bir bilgide de bu kişilerin bu bilgileri nasıl öğrendiğimize şaşırdıkları ve daha ketum olmaları gerektiğine dair karar aldıklarını tespit ettik.

Bu bilgiler yer yer saat saat elimizde mevcut. Böyle insanlar herşeyi yapabilecek kapasitededirler. Yazışmalarında kaybedecek birşeyimiz yok diyorlar. Onun için BAV ve Sayın Adnan Oktar'a karşı herşeyi yapabilecek durumdalar. BAV ve Sayın Adnan Oktar'a düşman olan çevreler, bu kişilere belli miktarda para vererek saldırmaları ve tuzak kurmaları için kışkırtıyorlar. Bu kişilerin işi gücü de yok. Aç ve sefil insanlar. O yüzden tehlikeliler. Bu kişiler ve bu karanılık örgütlenme içine katılanlar, emniyet birimlerince uzun bir süredir izlenmektedirler. Haklarında birçok mahkemece çete ve illegal örgütlenmeden dolayı ayrıca şantaj, tehdit ve hakaret ile de ilgili soruşturmalar devam etmektedir. Henüz soruşturma aşamasında olduğu için detaylı bilgileri daha ileriki bir zamanda yine bu sitede açıklayacağım.


Müslüman basına sızması için Satanistlerce görevlendirilen "Silikonlu Nuran" lakaplı Satanist kadın, başörtülü resimler çektirerek muhafazakar bir kısım gazetelere bu resimleri göndermiş ve gazetelerinde yazar olarak görev almak istediğini söylemiştir. Azılı din düşmanı ve üst dereceden satanist olduğu halde kendini ehli sünnet dindar müslüman olarak tanıtmıştır. Fakat muhafazakar basın kuruluşları, kişiliğinden şüphelenerek bu kişiyi bünyelerine almamıştır. Silikonlu Nuran'ın buradaki amacı, ajan provakatör olarak Müslümanların arasına girmek, sahte ihbarlarda bulunmak, Müslümanlara yönelik baskı oluşturmak, Müslümanlar aleyhinde iftiralarda bulunmak ve onları mağdur etmektir. Bunun karşılığında bazı karanlık mihraklardan para alacağını sanan Satanist Nuran ve Saxo (Q) lakaplı kişiye karşı muhafazakar ve mukaddesatçı çevreler son derece dikkatli olmalıdır.



Satanistlerin yazışmalarında

  • Silikonlu İblis Nuran lakaplı satanistin, yıllarca evli olduğu halde fuhuş ile geçimini sağladığı,
  • Müşteri bulamayınca kendine silikon taktırdığı,
  • Bunu kendi çıkarı için yapmadığını, müşterileri istediği için bunu yaptırdığını söylediği
  • Ayrıca kendi kızını da Ataköy'de sattığı
  • Ataköy'de satış yapılan yere 'Dükkan' adını verdiği ifade ediliyor.

Bu yer Ataköy Gazi Sitesi'ndedir. Ve ismini verdiğim kişiler de (G., D.) doğrudur. Kanaatiniz gelmezse açık adres ve kapı numarasına kadar verebilirim. Hatta ahlak polisindeki kayıtlarına kadar verebilirim. Burda anlatılanların tamamı belgeli ve doğrudur. Ve bu iki satanistin yüzlerce müşterisi var. Bu kişilerden de bilgi aldık.

Ayrıca satanistlerin yazışmalarında

  • Silikonlu Nuran'ın iyice çökmüş bir insan olduğu için ve artık fuhuş yapamadığı için şimdi Cevat Babuna'ya yanaştığı
  • Cevat Babuna'ya 'Sana her türlü hizmeti yapabilirim, yazı da yazabilirim' dediği
  • Ve böylece satanist Q ile birlikte, BAV ve Sayın Adnan Oktar aleyhindeki yazıları yazanların bunlar olduğu
  • Karşılığında Cevat Babuna'dan para aldıkları
  • Hatta geçen gün, satanist homoseksüel Kız Kerem'in, daha önce televizyonda çıkan haberlerden hazırladığı uydurma propaganda kasetini, kendi aklınca BAV ve Sayın Adnan Oktar aleyhinde olabileceğini düşünerek çoğaltmak için Cevat Babuna'dan yüklü miktarda para aldığı belirtiliyor.

Tam bir sefalet, rezalet ve zavallı duruma düşme mevzu bahis. Cevat Babuna ile Semin Babuna'yı tokatlayan tokatlayana, kandıran kandırana.

Ayrıca bu yazışmalarda

Saxo (Q) lakaplı kişinin de fuhuş yapamamasının sebebinin cinsel organını ve anal bölgesini tamamen saran siğiller olduğu ve bunu da 'Logar çukurunda çiçek açtı' diye çok münasebetsiz bir üslupla anlattığı belirtiliyor.


Saxo (Q) lakaplı satanistin bir başka satanist ile yaptığı yazışmalarda Logar çukurunda ve yüzümde de çiçek açtı şeklinde bir yazışması var. Bunu araştırdığımızda satanistlerden aldığı pislik nedeniyle anal bölgesinde oluşan siğillerin yüzüne de bulaştığını ve bunun için doktor tespiti olduğunu öğrendik. Anal bölgesinden yüzüne bulaşan siğiller yüzünde açıkça görülüyor. Satanistler tarafından ajan provokatör olarak BAV içine sızdırılmaya çalışılan bu kişi hemen tespit edilmiş ve BAV camiasına hiçbir şekilde yaklaştırılmamıştır.


DİKKAT

SATANİSTLER BAV VE SAYIN ADNAN OKTAR'A KARŞI ÖRGÜTLÜ SALDIRIYA HAZIRLANIYOR

Satanist yazışmalarında,

1. Satanistlerin "Silikonlu İblis Nuran" isimli kişinin liderliğinde toplantı yaptıkları belirtilmektedir.

2. Silikonlu İblis Nuran'ın yardımcısı olan kişinin bütün Ataköy satanistleri arasında çok ünlü olduğu, "İblisin tohumu" olarak da tanındığı ve "Q" işaretini de kullandığı

3. Ayrıca bu kişinin satanistler arasında "Logar Çukuru, Saxo (Q), Tanker" gibi çok kötü lakaplarla tanındığı

4. Bu kişiye, Tanker lakabının, satanistlerin cinsel atık pisliklerini vücudunda topladığı için satanistlerce takıldığı

5. Bu satanistin kendi okuduğu lisede de Saxo (Q) ve Tanker lakaplarıyla tanındığı

6. Ve vücudunun bu iğrenç kapasitesiyle Tanker lakabını aldığı, Ataköy satanistleri de dahil olmak üzere herkes tarafında bilinmekte olduğu

7. Bu iki kişinin, Cevat Babuna'ya yanaşarak ondan aldıkları para karşılığı BAV ve Adnan Oktar aleyhinde faaliyet göstermek üzere anlaştıkları açıklanıyor.

Yine Satanistlerin yazışmalarında,

8. Satanistlerden Kız Kerem lakaplı homoseksüelin, satanistlerin ayin toplantısında Manyak Gergedan lakaplı satanistle erkek erkeğe evlendirildiklerini

9. Bu iki satanistin  'Şeytanların balayı' şeklinde bu iğrenç hayatlarını sürdürdükleri

10. Kız Kerem lakaplı homoseksüelin gerçek kimliğini saklayıp Cevat Babuna'ya yanaşarak "Her türlü konuda size yardım ederim" diyerek Cevat Babuna'dan para aldığı

11. Ayrıca nasıl kandırıp para aldığını, bu paraları nerelerde kullandığını

12. Kız Kerem'in 'Cevat Babuna ile sabaha kadar baş başa durum değerlendirmesi yaptık' diye belirttiği

13. Yine Zekeriya Beyaz Hoca ile de geçen hafta sabaha kadar baş başa durum değerlendirmesi yaptıklarını belirttiği bildiriliyor.

Ayrıca bu yazışmalarda

  1. Taksimdeki Kızıl Şeytan ekibi ile de bağlantıya geçtikleri
  2. "Kaybedecek bir şeyimiz yok, Şeytan bizi bekliyor" sloganı ile hareket ettikleri belirtiliyor.

Bu kişilerin ne kadar tehlikeli insanlar olduğunu bir çok kişi bilmemekte. O yüzden buradan açıklıyorum.

Satanistlerin yazışmalarından

  1. Saxo (Q) lakaplı kişinin, Ataköy'de tanınan kişiler olan ortaokul mezunu G. ve D. isimli satanist fahişelerle Ataköy Gazi sitesinde birlikte kaldığı
  2. Bu randevu evi gibi kullanılan evde kendini satarak geçimini ve okul masraflarını kazandığı
  3. Saxo (Q) lakaplı kişinin kokain kullanmaktan burnunun deforme olduğu ve çirkin ve biçimsiz bir hal aldığı ve burnunun bu çirkin görünümü ile hemen dikkat çektiği
  4. Kokain etkisi ile diş eti çekilmesi olduğu, bunun için tedavi olduğu ama burnuna çözüm bulunamadığı
  5. Fuhuştan elde ettiği gayri meşru paralarla hem satanistlere destek sağlayıp hem de C isimli mafya elemanından kokain temin ettiği,

Anlaşılıyor.

Satanistlerin yazışmalarında,

  1. Silikonlu İblis Nuran lakaplı kişinin homoseksüel bir medyumla sürekli görüştüğü
  2. Onun garip iddialarına inanarak karanlık eylemler yaptığı
  3. Bu medyumun güya şeytandan bilgi aldığını Silikonlu İblis Nuran'a ilettiği
  4. Bu sapık medyumun hemen her sözüne inandığı

İfade ediliyor.

Yine bu yazışmalarda

  1. Saxo (Q) lakaplı kişinin 2000 yılında bir dersanede tanıştığı FA isimli bir gencin kız kardeşi olan C'nin ziynet eşyalarını çaldığı
  2. Çaldığı eşyaların dersanede Saxo (Q) lakaplı kişinin üzerinde yakalandığı
  3. Fakat şahısların çalınan eşyaların bulunmuş olmasından dolayı, olayı emniyete intikal ettirmedikleri

açıkça ifade ediliyor.

Bu iki kişi ile ilgili burada yazılanlar, kendi mahallerinde de çok açık biliniyor, okullarında da. Saklı, gizli bir konu değil. Saxo (Q) lakaplı kişinin okulunda birkaç kişiye sorduğumuzda hemen bilgi verdiler. Hiç abartı da yok. Bire bir doğru hepsi. Örnek olarak, Saxo (Q) lakaplı kişinin kokainden burnunun genişlemesi açıkça görülüyor. Kokain sebebiyle rahatsızlanan diş etlerinden tedavi olduğu doktor raporu ile sabit. Hırsızlık olayı bizzat olayın mağdurları tarafından bildirildi. Fahişelik olayı sabit, evin yeri belli. En açık biligiyi okulundaki kişilerden alabilirsiniz. Ve tamamının doğru olduğunu anlayabilirsiniz. Ki burada belirtilenler en az kısmıdır.

Gene de kuşkusu olan varsa Saxo (Q) lakaplı kişinin okuluna gidip 1 - 2 dönem önce mezun olan hatta son sınıflardan herhangi bir öğrenciye sorun.

  1. Tanker lakaplı kişi bu okulda okudu mu?
  2. Satanist miydi?
  3. Lakabı Saxo olan bir kız tanıyor musunuz?
  4. Saxo lakabı neden verilmişti?

diye sorun.

Hemen tereddüt etmeden yanıtlarlar. Şüphelenenler için bu çok güçlü bir delil.

 

- YENİ -
MANYAK GERGEDAN VE KIZ KEREM'İN TUZAKLARINA DİKKAT

Manyak Gergedan lakaplı psikopat bir homoseksülle yıllardan beri karı koca hayatı yaşayan Kız Kerem, bu sapık ilişkinin öğrenilmesi üzerine dışarıdan bulduğu zavallı bir kızla anlaşarak göstermelik bir evlilik yapma hazırlığında. Bu yöntemle kendince homoseksüel yaşantısını çevresinden gizleyebileceğini zannetmektedir. Böylece ağlarına düşürecekleri gençleri ehli sünnet harici sapkın inançlarına ve kendi çirkin emellerine alet edebileceklerini düşünmektedirler.

 

- YENİ - CAHİL BİR GAZETECİ'YE CEVAP -YENİ -

 

İDDİALARA CEVAP
(Star TV'de 17 Nisan 2007 tarihinde yayınlanan
Objektif programındaki iddialara cevaplar)

 


Cevatçılar toplu halde

Edip Yüksel, Ehl-i Sünnet inancında farz olan 5 vakit namazı, 3 vakite indirmiştir. Sünnet namazlarını da reddetmektedir. Namazın Müslümanlar için 5 vakit farz olduğu, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayınlarında ve internet sitesinde net ve açık olarak beyan edilmektedir. Bu konu, Ehli Sünnet itikadında, ayet, hadis, icma ile savunulur. Edip Yüksel, 1400 yıldır anlatılan İslam dinini kendi yorumlarıyla değiştirmektedir. 
Edip Yüksel, Ehli Sünnet inancını reddeden bir kişidir. Cevat Babuna da Edip Yüksel'i tüm gücüyle desteklemektedir.

Edip Yüksel'in Mesaj isimli kitabında ve internet sitesinde bu konuda açıklamaları bulunmaktadır.
(Mesaj Kuran Çevirisi, Edip Yüksel, s. 544)
(http://www.19.org/km/EY/A01)

Edip Yüksel, kendince sünnet namazlarının gereksizliğini de Mesaj isimli kitabında ve internet sitesinde anlatmıştır.
(Mesaj Kuran Çevirisi, Edip Yüksel, s. 544- 545)
(http://www.19.org/km/EY/A01)

Edip Yüksel http://www.star.com.tr adresinde verdiği ve sitesinde de yayınladığı röportajında da sünnet, fıkıh ve hadisler hakkında aynı ifadeleri tekrarlamış, Ehli Sünnet inancını reddettiğini açıklamıştır.
(http://19.org/index.php?id=45,151,0,0,1,0)

Geçtiğimiz günlerde Edip Yüksel, Cevat Babuna'nın Erenköy'deki evinde, Bilim Araştırma Vakfı'na karşı uygunsuz ve hukuksuz bir oyunun planlandığı bir toplantıya katılmak üzere Türkiye'ye gelmiştir. Edip Yüksel'in de katıldığı bu toplantı polis tarafından basılmıştır. Ancak polis baskınını önceden haber alan Edip Yüksel baskından yarım saat önce güvenlik güçlerinden kaçmıştır. Edip Yüksel, polisin kendisini yakalama korkusundan gece sabaha kadar uyuyamayarak bir yerde gizlenmiştir. Sabahleyin mahkemeye gelip teslim olmuş, hakkında dava açılmıştır. Edip Yüksel, Bilim Araştırma Vakfı'na karşı kurulan düzenin uygulanması için Türkiye'de daha uzun kalacakken son anda planını değiştirmiş, apar topar Türkiye'den kaçmıştır. Edip Yüksel hakkında yeniden savcılığa başvurulmuş, savcılık çeşitli suçlardan hakkında yeniden soruşturma başlatmıştır.

Edip Yüksel, Notlar Risalesi adlı kitabının 28. sayfasında mürşidi olan Reşat Halife'yi peygamberi olarak kabul etmişti, "Reşat Halife'nin "PEYGAMBERİMİZ'E VE HZ. İBRAHİM'E DENK, EN SON RESUL OLDUĞUNU" iddia etmişti. Edip Yüksel'in kitapta anlattıkları şöyledir:

"REŞAT HALİFE KENDİSİNE İNANILMASI HUSUSUNDA RUHLAR ALEMİNDE BÜTÜN PEYGAMBERLERDEN, HATTA BİZİM PEYGAMBERİMİZ'DEN DE; ALLAH' IN (C.C.) SÖZ ALDIĞI PEYGAMBERİMİZ VE HZ. İBRAHİM'E DENK, EN SON RESULDÜR. İBRAHİM, MUHAMMED VE REŞAT İslâm dininin, köşe taşlarını oluşturur. İbrahim İslâm'ın, uygulamalı ibadetlerini bildirdi. Muhammed Kur'ân-ı getirdi. Reşat ise; Kur'ân-ın Tanrısal kaynağını, fiziksel olarak kanıtladı." (Notlar, s. 28, Edip Yüksel)

Çok uzun süre bu kişinin peygamber olduğunu iddia etti. Sonra bu iddiasından vazgeçtiğini söyledi. Sonra herhalde etrafındaki insanların kınamasından dolayı vazgeçti.

Son olarak, www.19.org adlı internet sitesinde ise, KENDİSİNE VAHİY GELDİĞİNİ iddia etmekte ve TEVBE SURESİ'NİN SON İKİ AYETİNİ REDDETTİĞİNİ açıkça söylemektedir.

http://19.org/index.php?id=70,232,0,0,1,0

Edip Yüksel, ehli sünnet inancına zıt, buna benzer bir çok yanlış görüşleri olan bir kişidir. Bu, Türkiye'deki bütün Müslümanlar tarafından da bilinmektedir.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Edip Yüksel'in http://19.org adresindeki sitesinde Atatürk'e, devlet kurumlarına, Türk Silahlı Kuvvetlerine, yargı organlarına ve mensuplarına sürekli olarak son derece galiz ifadelerle hakaret ettiğini tespit etmiştir.

Bunun üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Ar-Ge Bilişim Suçları Büro Amirliği Edip Yüksel'in sitesindeki suç unsurlarını tespit etmiş, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da siteye erişimin engellenmesi talebiyle mahkemeye başvurmuştur.

Savcılığın talebini yerinde gören İstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesi, 10.04.2007 tarih, 2007/614 Müt sayılı kararıyla siteye erişimin engellenmesine karar vermiştir.

Edip Yüksel'in devlet organlarına ve yargı mensuplarına mesnetsiz iddialarla, galiz ifadelerle hakaret ve iftira etmesi sebebiyle aleyhinde açılan tek dava bu değildir.

Edip Yüksel aleyhinde, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5237 Sayılı yasanın 1 - 2 - 3 / a maddelerine dayanarak (2 kez) cezalandırılması için 22.09.2006 tarihinde kamu davası açılmıştır. Dava Şişli 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nde 2006 / 508 E. Sayılı dosyada devam etmektedir.

Ayrıca Edip Yüksel'in Atatürk'e, yargı organlarına ve mensuplarına, Türk Silahlı kuvvetlerine yönelik galiz hakaretleri sebebiyle Türkiye'nin çeşitli yerlerinden Cumhuriyet Savcılıkları harekete geçmiş bulunmaktadır.
Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı Edip Yüksel'in bu suçlardan cezalandırılması için kamu davası açmak üzere soruşturma yapmaktadır. Ankara Cumhuriyet Savcılığı 2007/1189 Hz. Sayılı dosyasında ve Sincan Cumhuriyet Savcılığı'nın 2007/7759 Hz. Sayılı dosyasında, devlet kurumlarına, Türk Silahlı Kuvvetlerine, yargı organlarına ve mensuplarına yönelik düşmanca ifadeleri sebebiyle Edip Yüksel aleyhinde kamu davası açılmak üzere soruşturmalar devam etmektedir. 

Cevatçıların avukatı Rezzan Aydınoğlu onların hemen hemen tüm toplantılarına iştirak ediyor. Bu kişi aynı zamanda Aydın Doğan'ın, Fatih Altaylı'nın, Ebru Şimşek'in ve Edip Yüksel'in de avukatı. Bilim Araştırma Vakfı aleyhine ve Adnan Oktar aleyhine açılan davalarda genelde bu kişi görev alıyor.